Neden İ & D

İzleme ve değerlendirme; yönetim döngüsünün üç temel unsurundan biridir. Yönetime ve ilgili taraflara, uygulama planlaması, süreci ve sonuçları hakkında temel bilgileri sistematik olarak vermeyi amaçlar. Bu sayede, gerek uygulanmakta olan, gerekse ileride uygulanacak olan politika, program ve projelerin başarısını artırmaya katkı sağlar.

90’lı yıllarla birlikte Dünya’da hakim olmaya başlayan stratejik yönetim ve AB ilişkileri ile gelişen proje planlama yaklaşımları, Türkiye’de planlama pratiğinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Kalkınma planlamasıyla edinilen deneyim ile birlikte planlama anlayışının kamusal kurumlarda yaygınlaştığı gözlemlenmektedir.

Planlama pratiğindeki gelişmeye rağmen, plan ve projelerin uygulama süreç ve sonuçlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi aynı düzeyde gelişmemiş; uygulama ve sonuçlarına ilişkin edinilen tecrübe ve çıkarılan dersler çoğu zaman için yeterli ölçüde kurumsallaşamayarak geleceğe yön verebilecek kazanımlar haline getirilememiştir.

İzleme ve değerlendirmenin görece ihmal edilmiş bir yönetim unsuru olarak kalması, aynı zamanda toplumun hesap verme ve şeffaflık beklentisinin karşılanamamasına da neden olmaktadır.

Diğer taraftan izleme ve değerlendirme, çoğu zaman için bir eksik bulma aracı olarak görülmekte; gerçek değeri ve faydaları yeterince algılanamamaktadır. Oysaki izleme ve değerlendirmenin asıl amacı, kurumsal öğrenme ve gelişim ile hesap verebilirliğin tesisi için yönetime araç sunmaktır.

Öğrenme, kurumsal gelişimin sürekliliği için gerekli en önemli kurumsal yapıtaşlarından birisidir. Kurumsal faaliyet ve projelerinin süreç ve sonuçlarından ders çıkaramayan ve bunları sürekli gelişim doğrultusunda etkili bir şekilde kullanamayan kurumların sürdürülebilir bir başarı yakalamaları mümkün değildir.

Kurumların sürdürülebilir bir başarı yakalayabilmelerinin bir diğer belirleyicisi ise, kurumsal faaliyetlere ilişkin topluma hesap verebilme kültürüne sahip olup olmadıklarıdır. Faaliyetlerine ilişkin hesap verebilen kurumlar, toplumdan aldığı geri bildirimi gelişme süreçlerinin bir parçası olarak algılamak suretiyle toplum tarafından daha iyi sahiplenilen, kabul gören ve daha kalıcı sonuçlar / başarılar üreten kurumlar olabilmektedir.

Bu çerçevede kurumsal faaliyetlere, projelere, stratejilere ve politikalara ilişkin her kritik boyut ve aşamanın izlenmesi ve değerlendirilmesi; başarı ve başarısızlıkların altında yatan spesifik ve sistematik nedenlerin sorgulanarak dersler çıkarılmasına, çıkarılan derslerin kurumsal hafızanın bir parçası haline getirilerek öğrenme etkisi yaratılmasına ve daha iyi süreçler ve sonuçlar için tekrar planlama yapılmasına imkan vererek; kurumsal başarıların kalıcı hale getirilmesine katkı sağlar.

Gerek kamu ve özel sektörde, gerekse sivil toplumda izleme ve değerlendirmeyi bir yönetim felsefesi olarak benimseyen kurumların başarısı, toplumsal düzeyde de ilerlemeye katkı sağlayacaktır.